Meteoroloji Profesörü Mikdat Kadıoğlu Türkiye'de Sular Altında Kalacak İlleri Açıkladı

Meteoroloji Profesörü Mikdat Kadıoğlu Türkiye’de Sular Altında Kalacak İlleri Açıkladı
Küresel ısınmanın etkileri giderek daha belirgin hale geliyor ve bunların başında deniz seviyelerinin yükselmesi sorunu bulunuyor. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, Maldivler’in yüzde 80’inin 2050 yılı itibarıyla su altında kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve Venedik’in de 22. yüzyılın başlarında sulara yenik düşebileceğini ortaya koyuyor. Türkiye için ise durum ne kadar ciddi? Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz, bu riskten ne kadar etkilenebilir?
Bu kritik sorunun yanıtını, TGRT Haber’de Şenay Yurtalan’a konuşan Meteoroloji Profesörü Mikdat Kadıoğlu verdi. Kadıoğlu, Türkiye’de olası deniz seviyesi yükselmelerinin felaket senaryoları oluşturabileceğine dikkat çekerek, sular altında kalacak bölgeleri açıkladı. Ancak bu tehlikenin neler getirebileceğine dair bilinçlenmek, sadece akademisyenlerin değil, herkesin önceliği olmalı.
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla deniz seviyelerindeki yükselmeden ciddi biçimde etkilenebilir. Özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz kıyıları bu tehditten en fazla zarar görecek bölgeler arasında. Marmara Denizi’ne kıyısı olan İstanbul ve İzmit, bu riskin en çok hissedileceği iller arasında yer alıyor. İklim değişikliğinin sürmesi halinde, yüzyılın sonuna doğru bu şehirlerde su baskınları ve kıyı taşkınları daha sık yaşanabilir.
Kadıoğlu, bu konuda önlem almanın ve farkındalık yaratmanın önemini vurguladı. Akdeniz kıyılarında Antalya, İzmir gibi turistik ve tarımsal açıdan önemli iller de deniz seviyesinin yükselmesiyle büyük zarar görebilir. Bu bölgeler, sadece insan yerleşimleri için değil, tarımsal faaliyetler için de ciddi şekilde tehdit altında. Sular altında kalacak iller, ekonomik ve sosyal açıdan da büyük değişikliklere uğrayabilir.
Bu tehditlere karşı alınabilecek önlemler arasında şehir planlamasında yükselti hesapları yapılarak kıyı bölgelerinin güvenli hale getirilmesi, su baskını riskine karşı altyapının güçlendirilmesi ve toplumsal bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmesi yer alıyor. Ayrıca, küresel iklim değişikliği ile mücadelede uluslararası işbirlikleri de hayati önem taşımaktadır.
Özetle, Meteoroloji Profesörü Mikdat Kadıoğlu’nun dikkat çektiği gibi, iklim değişikliği konusunda atılacak adımlar, gelecekte Türkiye’nin de sular altında kalacak iller arasında yer almaması için kritik öneme sahip. Bilgilenmek ve harekete geçmek, bu tür afet senaryolarını önlemenin ilk adımlarıdır.




