Sağlık

Tanıdık Huzursuzluktan Bilinçli Mevcudiyete: Değişim

Çoğu insan değişimi basit bir alışkanlık değişikliği olarak değerlendirse de Carl Jung onu, ruhun bütünleşme yolculuğu olan 'Bireyleşme' (Individuation) süreci olarak tanımlar ve çok önemser. Değişim felsefe ve psikolojinin en temel meselelerinden biri olduğu gibi kendilik yolculuğunun da en önemli basamağıdır. Zihin, mevcut durumun yarattığı tatminsizliği, bilinmeyenin getirdiği belirsizlik riskine kıyasla daha güvenli bir veri olarak işler. İşlevini yitirmiş ilişkilerin veya durağan kariyer yolculuklarının sürdürülme nedeni, bu yapıların sağladığı konfordan ziyade, değişimle birlikte açılacak olan o öngörülemez boşluktur. İnsan doğası, tanıdık bir huzursuzluğu, sonucu belirsiz bir iyileşme ihtimaline tercih etme eğilimi gösterir. Bu durum, değişim sonrası oluşacak yeni tabloyu mevcut olandan daha riskli kodlamamızdan kaynaklanan psikolojik bir güvenlik refleksidir. “Tanıdığın şeytan, tanımadığın şeytandan iyidir” ya da “Eldeki bir kuş ağaçtaki iki kuştan iyidir” gibi temel inanç kalıpları hayatlarımızı değiştirecek adımları atmamızı engeller. Diyelim ki bir ilişki istiyoruz; reddedilme, incinme, başarısız olma korkusundan kendimizi kurtarmadan harekete geçemeyiz.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu